30 Ocak 2012 Pazartesi

Ücretsiz Web Alanı Free Web Hosting (75 Alternatif Site)

Bu özet kullanılabilir değil. Yayını görüntülemek için lütfen burayı tıklayın.

İnternette 60 Saniye

60 saniye boyunca internete girmediğinizde neleri kaçırdığınızı biliyor musunuz? İşte bu eğlenceli grafik göz açıp kapatıncaya kadar geçen bir dakika içinde aslında neler olup bittiğini gözler önüne seriyor.
600’ün üzerinde yeni Youtube videosu yükleniyor.13 binin üzerinde iPhone uygulaması indiriliyor.98 binin üzerinde tweet atılıyor.Facebook’ta 510,040 yorum; 695 binin üzerinde durum güncellemesiyapılıyor.168 milyon e-posta gönderiliyor.694 binin üzerinde Google araması yapılıyor.

limango

Teknolojik Mabetler

Otellerin kendilerini konforlu odaları, özel servisleri ve vaat ettikleri eşsiz manzarayla pazarladıkları günler geride kaldı. Artık müşteriler sınırlı internet erişimi ve saatli radyolarla idare etmek yerine evlerindeki konfora sahip olmayı arzuluyor, yer ve mekan değiştirdiklerinde bile alışkın oldukları yaşam biçimini istiyorlar. İşte bu durumun farkında olan pekçok otel de teknolojinin kurallarının geçerli olduğu yepyeni bir yapılanmayla müşterilerini karşılıyor. Siz de yüksek teknolojiyle donatılmış odanızda size özel iPad’inizle sınırsız internet erişiminin keyfini çıkarabiliyor, resepsiyonda sıra beklemeden check-in yaptırabiliyor, kısacası teknolojinin her türlü nimetinin keyfini çıkarabiliyorsunuz. İşte modern cihazlarla donatılmış, teknolojik hedonizmi doyasıya yaşayacağınız teknolojik mabetler…
The Upper House, Hong Kong

Tanınmış mimar Andre Fu tarafından tasarlanan The Upper House, teknolojideki son trendleri konuklarının hizmetine sunuyor. Otele adım attığınız anda popüler şarkılar, oyunlar ve filmlerle yüklü bir iPod Touch hizmetinize sunuluyor. iPod üzerinden ayrıca otel hakkındaki bilgilere ulaşabiliyor, oda servisiyle iletişime geçebiliyor ve cihazı yerel bir rehber olarak kullanabiliyorsunuz. Tabii The Upper House’un tüm teknolojisi bundan ibaret değil. 38’inci kattan başladığı için Hong Kong’un muhteşem manzarasının keyfini çıkarabileceğiniz odanızda, aynı zamanda sınırsız Wi-Fi erişimiyle internette sınırsızca dolaşabiliyor, 42 inç büyüklüğündeki geniş ekran HD televizyonunuzda film seyredebiliyorsunuz. Eğer tüm bu lüks sizin için yeterli değilse, o zaman da otelin size sunduğu Lexus  RX450 model hibrit otomobilinize atlayıp,Hong Kong’un tadını çıkarabiliyorsunuz.
Blow Up Hall, Polonya

Gerçek bir elektronik sanat eseri olarak tanımlanan Blow Up Hall, büyüleyici bir video enstalasyonu olarak Rafael Lozano Hemmer tarafından tasarlanmış. Otele adım attığınız anda içerideki çok sayıda kamera aracılığıyla görüntünüz alınıyor ve lobinin duvarlarında 2400 adet minik görüntüden oluşan videonun bir parçası oluyorsunuz. Dahası bu otelde anahtar ya da oda numarası diye bir şey yok. Tüm diğer misafirler gibi size hizmet etmesi için görevlendirilmiş iPhone’unuzu alıyor ve odanıza ancak onunla giriş yapabiliyorsunuz. Tabii aynı zamanda yüzyılın icadı iPhone’unuzu kullanarak otel görevlilerini çağırabiliyor, internette sörf yapabiliyor ve içerisine yüklü olarak gelen turistik bilgilerden yararlanarak keyifli bir şehir turu atabiliyorsunuz.
Mama Shelter, Paris


Eski bir çok katlı otoparkın kemikleri üzerine inşa edilen ve Philippe Starck tarafından tasarlanan Mama Shelter, Paris’in tam kalbinde yer alıyor. 35 metrekarelik lüks odanızda sizi duvara monte edilmiş, 24 inç boyutlarında bir iMac karşılıyor. İnternete açılacak pencereniz olacak iMac’in içerisine yüklü geniş müzik koleksiyonun keyfini çıkarabiliyor; binlerce film arasından dilediğinizi ücretsiz olarak seçip izleyebiliyorsunuz. Son teknolojiyle donatılmış odanızda sizi bekleyen bir diğer sürprizse, sabah croissant’larınızı üzerinde dumanı tüterken yemenize izin veren mikrodalga fırın. Dahası akşam yemeklerinizi üzerinde yediğiniz dijital masaları kullanarak internete bağlanabiliyor, yemeğinizi beklerken tatil fotoğraflarınızı web’e yükleyebiliyorsunuz. Otelin önünde park halinde bulunan akıllı otomobiller ve elektronik scooter’lar ise Paris sokaklarını keşfetmeniz için emrinize amade.
Hotel Sax, Şikago

Teknoloji tutkunlarına sıradışı bir deneyim yaşatmak için Microsoft ve Nintendo gibi firmalarla işbirliğine giden çok sayıda otel var. İşte Şikago’da bulunan Hotel Sax da ‘’The Studio: An Experience by Microsoft’’ adlı, yeni Microsoft teknolojilerini sergileyen salonuyla misafirlerine sınırsız bir eğlence vaat ediyor.  Bu stüdyoya girdiğinizde diğer konuklarla Xbox oynayabiliyor, Xbox Live Service aracılığıyla dünyadaki diğer oyuncularla bağlantı kurabiliyor; Rock Band, Guitar Hero ve diğer Wii oyunlarıyla zamanın nasıl geçtiğini anlamıyorsunuz. Tabii Wi-Fi erişimi ve geniş ekran TV’ler de unutulmamış. Kısacası Hotel Sax, özellikle iflah olmaz oyun tutkunları için adeta gerçek bir cennet.
Hotel 1000, Seattle

İnternet söz konusu olduğunda Hotel 1000 neredeyse hiç sınır tanımıyor.  Otelin her noktasından sınırsız internet erişimi kurmak mümkün. Tabii her şey bununla bitmiyor. Banyoyu doldurmak için tavandan inen su tesisatını bir kenara bırakırsak, Seattle’da konumlanan bu otelin en yenilikçi tarafı kuşkusuz ‘’elektronik kapı zili’’ sistemi. Bu sayede temizlik görevlileri kapınıza geldiklerinde, odanızın içindeki kızılötesi tarayıcıyı devreye sokan bir düğmeye basıyorlar. Kızılötesi tarayıcı eğer odada herhangi bir hareket tespit ederse, ‘’ Rahatsız Etmeyin’’ uyarısı elektronik olarak ortaya çıkıyor ve görevli sonradan gelmesi gerektiğini, içeri girmeden ve size duyurmadan anlamış oluyor. Ayrıca sistem kızılötesi sinyaller aracılığıyla tüm misafirlerin odalarını tarayarak arzu edilen oda sıcaklığını belirliyor. Böylece Hotel 1000’i bir sonraki ziyaretinizde odanız sizi otomatik olarak arzu ettiğiniz sıcaklık derecesinde karşılıyor.
Pod Hotel, New York

Pod Hotel, son teknoloji ürünlerle donatılmış, kocaman ve lüks odalı otellerden bir hayli farklı. Aslında burası ‘’Facebook Oteli’’ olan takma adından da anlaşılabileceği gibi tam da teknoloji tutkunu gençlerin kalmak isteyecekleri bir yer. ‘’Pod Community Blog’’ adında, kendine ait bir online topluluğu da olan otelde misafirler, birbirleriyle iletişim kurarak turistik geziler düzenleyebiliyor, birbirlerine soru sorabiliyor, görüş alışverişinde bulunabiliyor  ya da akşam dışarıda eğlenmek için program yapabiliyorlar.  Dört kategorisi bulunan sitede ‘’benimle bir şeyler iç’’, ‘’ benimle yemek ye’’, ‘’benimle alışveriş yap’’ ve ‘’benimle dışarı çık’’ seçenekleri bulunuyor. Tabii Wi-Fi bağlantısını, odalarda bulunan düz ekran LCD televizyonları ve iPod dok istastonlarını da atlamayalım. Kısacası New York’ta teknolojiden uzak kalmadan bütçenize uygun bir tatil yapmak istiyor, bir de üstüne üstlük kafa dengi arkadaşlar edinmek istiyorsanız, Pod Hotel aradığınız yer olabilir.
Helix Hotel, Abu Dhabi

2008 yılında inşasına başlanan ve Amerikalı Leeser Mimarlık tarafından tasarlanan Helix Hotel, her şeyden önce helezonik dış tasarımıyla diğerlerinden bir hayli farklı. Bu çılgın tasarımın en önemli özelliği ise güneş ve rüzgar enerjisinden faydalanma biçimi. Alışık olduğumuz havalandırma sistemlerinden farklı olarak suyun üzerinde yükselen Helix’in içindeki büyük şelale, içerideki nemin ve serinliğin korunmasını sağlıyor. Alt lobide bulunan ‘’dinamik cam’’ ise bir perde gibi çalışıyor ve otelin içi soğuduğunda açılarak sıcak havanın içeri girmesini sağlıyor. Otelin dış kısmında bulunan ‘’grow’’ adlı paneller de hem güneş enerjisini hem de rüzgar enerjisini kullanaran otelin enerji ihtiyacını karşılıyorlar. Helix’in en ilginç yeriyse kuşkusuz otelin çatısında bulunan havuz. Dibi camdan yapıldığı için aşağıdaki 8 kattan da havuz görülebiliyor.
The Peninsula Hotel, Tokyo

Peninsula teknolojiyi o kadar fazla ciddiye alıyor ki otelin içinde özel servis hizmeti veren bir elektronik departmanı bile bulunuyor. Tokyo’nun alışveriş merkezi Ginza’nın göbeğinde yer alan otelde 267 adet oda, 47 de süit bulunuyor. 3000 istasyonlu İnternet radyosu, Wi-Fi erişimi, Skype yeteneğine sahip kablosuz telefon, standart odalarda müşterileri bekleyen teknolojiler arasında. Ama sizin için bunlar yeterli değilse, paraya kıyıp çok daha lüks süit odalarda ikamet edebilir; son teknoloji ürünü surround ses sistemlerinin, Plazma TV’lerin, ışığı, perdeleri ve sıcakları yatağınızın dibinden ayarlayabileceğiniz kontrol panellerinin ve tek bir dokunuşla jakuziden saunaya dönüşen banyoların tadını çıkarabilirsiniz. Unutmadan söyleyelim Peninsula’nın kadın müşterileri için de hayat kurtaran bir sürprizi var: Elektronik oje kurutucusu.
Four Seasons Hotel, Silikon Vadisi

Silikon Vadisi’ndeki herhangi bir şeyin teknolojiden nasibini almadığı düşünülemez, fakat Four Seasons teknolojiyi bir adım daha öteye taşımayı başarıyor. Fiber optik altyapı sayesinde otelin her odasında internete 100Mbps bağlantı hızıyla erişebiliyorsunuz ki bu da her şeyi bir kenara bırakırsak, ışık hızında film indirebileceğiniz anlamına geliyor. Dahası odanızda uçağa biniş kartınızın çıktısını alabiliyor; 5.6 inç boyutundaki LCD vizör sayesinde kapının önünde neler olup bittiğini görebiliyorsunuz. Dışarıdaki kişinin gerçekten oda servisi olup olmadığından endişelenenler için birebir.


Milli Eğitim Bakanlığı Fatih Projesi Tanıtımı

2011-2012 eğitim öğretim yılının ikinci döneminde bazı pilot illerde uygulamaya başlanacak FATİH Projesi’nin tanıtımı, Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer ile Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Binali Yıldırım’ın katıldığı basın toplantısıyla gerçekleştirildi.
Fatih Projesi tanıtım toplantısında konuşan Bakan Dinçer, şubat ayında 17 ilde 52 okulda pilot uygulamayla projeyi hayata geçireceklerini belirterek, ”Etkileşimli tahtalar da bu okullarımızda yerlerini alacaklar. Tabletler için de çok uzun ve titiz çalışmalar yaptık” dedi.
Eğitimin daha öncelikli gündem maddelerinin geçen yıllarda derslik ve öğretmen ihtiyacı olduğunu belirten Bakan Dinçer, aradan geçen kısa zaman içinde bilişim teknolojilerinin gelişerek eğitimde de kullanıldığını ifade etti. Eğitim bütçesinin rekor düzeyde artırılması ile eğitimin fiziki altyapısına ilişkin pek çok temel sorunun çözüldüğüne belirten Bakan Dinçer, bu süreçte hayırseverlerin, medyanın, sivil toplum kuruluşlarının el vermesi sonucunda eğitim alanında çok önemli değişim ve gelişmelerin yaşandığını söyledi. Eğitimin sorunlarını çözme yolunda hızla ilerlediklerini vurgulayan Bakan Dinçer, ”Çocukları bilgi toplumuna hazırlamak için 2003 yılında yok denecek kadar az olan, 8 derslik ve üzeri tüm okullarımızda bugün aşağı yukarı 29 bin 428 okulda bilişim teknolojisi sınıfı kurduk. Bu çerçevede okullarımıza yaklaşık 900 bin bilgisayar gönderdik” diye konuştu. Altyapısı uygun olan 37 bin 803 eğitimin kurumuna geniş bant ADSL bağlantısı ve 3 bin 649 okul ve kuruma uydu internet erişimi sağlayarak 41 bin 452 okulun internete kavuşturulduğunu bildiren Bakan Dinçer, ”ADSL internet erişimi olan kurumlarımızın ortaöğretimdeki oranı yüzde 100, ilköğretimde ise yüzde 98'dir. 5 ilde bin 133 adet ortaöğretim okulumuzda bilişim teknolojileri destekli fen laboratuvarları kuruldu” dedi.
”Geleneksel yöntemleri feda etmedik”
FATİH Projesi’ne ilişkin bilgi aktaran Bakan Dinçer, ”Amacımız, ülkemizin her yerindeki öğrencilerin sosyo ekonomik durumu ve şartları ne olursa olsun bilişim teknolojilerinden yararlanabilmelerini sağlamak ve fırsat eşitliğini onlara sunmaktır” diye konuştu. Bilişim teknolojilerini aktif olarak kullanan öğrencilerin iletişimde sunum yapma kabiliyetlerinin, kendilerine olan güvenlerinin, derse olan ilgilerinin ve katılımlarının önemli oranda arttığını belirten Bakan Dinçer, FATİH Projesi ile derslikte bilgiye hızlı ve güvenli erişimin, öğretmen ve öğrencinin hayal gücünü destekleyici aktif fonksiyonlar ile öğrencilerin en üst kazanımları elde etmenin sağlanacağını söyledi. Bakan Dinçer, böylelikle bilgi ve iletişim teknolojilerini aktif olarak kullanabilen, problem çözücü, teknolojiyi yakından takip eden ve uygulayabilen, bilgi çağı becerilerini kazanmış bireyler yetiştirme yolunda çok önemli bir adım atılmış olunduğunu ifade etti.
Fatih Projesi’nin beş temel bileşenden oluştuğunu anlatan Bakan Dinçer, ilk bileşenin donanım ve yazılım altyapısının sağlanması olduğunu, Türkiye genelinde toplamda 570 bin dersliğin etkileşimli tahta ve internet altyapısına kavuşacağını belirtti.
Ayrıca her okula birer adet çok amaçlı yazıcı ve doküman kamera verileceğini de bildiren Bakan Dinçer, örgün eğitimdeki öğrenciler ile öğretmenlere tablet bilgisayar sağlanacağını kaydetti. Bakan Dinçer, ”Okullarımızdaki donanım alt yapısının iyileştirilmesi konusunda LCD panel etkileşimli tahta, çok amaçlı fotokopi makinesi, doküman kamera şartname çalışmaları tamamlanmış, sözleşme imzalanmıştır. 3 bin 657 ortaöğretim kurumumuzdaki kurulumlar, 2012 Eylül ayı sonuna kadar gerçekleştirilmek üzere planlandı” diye konuştu. Etkileşimli tahta ve tablet bilgisayarlarla ilgili pilot uygulamalara yönelik alt yapıların şu anda büyük oranda tamamlandığını belirten Bakan Dinçer, FATİH projesi hayata geçirilirken kamuoyunda çok ciddi tereddütlerin olduğunu söyledi.
Bakan Dinçer, şöyle devam etti: ”Aslında bütün bu tereddütler bizim şu anda uygulamaya koyacağımız FATİH Projesi’nin mantığından farklı uygulamalar sonucunda ortaya çıkmış olanlardır. Mesela ne kadar pedagojik olduğuna dair sorgulamalara bakıldığında, hemen şunu ifade etmek gerekir ki, biz gerçek anlamda öğrenime dair geleneksel yöntemleri bu süreçte feda etmedik, etmiyoruz. Aslında hem kara tahtayı koruyarak, hem kalemle yazılacak tahtayı koruyarak hem de akıllı tahta uygulaması ile öğretmenlerimize geleneksel yöntemler yanında modern yöntemleri de kullanma fırsatı verdik. İkisini aynı andı birbirini tamamlayan yöntemler olarak kullanma fikrini burada uygulaya aktardık.”
Bakan Dinçer, projenin diğer bileşenlerinin ise öğretim programlarıyla uyumlu ve derslerde kullanılabilecek ses, video, animasyon gibi çoklu bileşenlerle zenginleştirilmiş, dersi destekleyen bilgisayar tabanlı e-içeriklerin hazırlanması, her ders için hazırlanan öğretmen kılavuz kitaplarının bilişim ve teknoloji kullanımına yönelik olarak güncellenmesi, hizmet içi eğitim ve bilinçli, güvenli, yönetilebilir ve ölçülebilir internet kullanımı sağlanması olduğunu anlattı.
”İstihdamın yanı sıra bilişim sektörü de gelişecek”

Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı, TÜBİTAK ile Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı işbirliğinde bu yönde bazı çalışmalar yürütüldüğünü aktaran Bakan Dinçer, teknik altyapının oluşturulmasında TÜBİTAK’ın büyük katkılar sağladığını kaydetti. Bakan Dinçer, Ekonomi Koordinasyon Kurulunda yapılan toplantılar ve orada oluşturulan özel ekipler vasıtasıyla hem akıllı tahtaların hem tablet bilgisayarların Türkiye’de üretilmesiyle ilgili ciddi hazırlıkların yürütülüyor olduğunu ifade etti.
Bakan Dinçer, ”Önümüzdeki şubat ayında 17 ilimizde 52 okulumuzda pilot uygulamayla bu projeyi hayata geçireceğiz ve etkileşimli tahtalar da bu okullarımızda yerlerini alacaklar. Tabletler için de çok uzun ve titiz çalışmalar yaptık. Çocuklarımıza ve öğretmenlerimize hangi nitelikleri taşıyan tabletlerin verileceğini uzun çalışmalarla ortaya koyduk” diye konuştu. Pilot uygulamanın sonuçları kadar, dünyadaki değişim ve dönüşümlere paralel olarak sürekli gözden geçirilmesi, geliştirilmesi gereken bir alandan söz ettiklerini belirten Bakan Dinçer, şunları kaydetti: ”Dolayısıyla yenilik ve değişime sürekli açık olacağız ve bu değişime kendimizi uydurabilecek esnekliği kaybetmeyeceğiz. Proje tüm okullarımızda hayata geçtiğinde her okulda çok fonksiyonlu yazıcı ve doküman kamera; her derslikte etkileşimli tahta ve kablolu internet bağlantısı olacak. Her öğretmenin ve öğrencinin de tablet bilgisayarı olacak. Öğrencilerimiz de tablet bilgisayarlarını yine evlerinde de internet hizmeti alacak şekilde kullanabilecekler.”
Bakan Dinçer, ”Bu kampanya bilgisayarların neler yapabileceğini değil, yaratıcı insanların bilgisayarlarla neler yapabileceklerini vurgulayacak’ diyor. Mesele işlemci hızı ya da bellek değil; mesele yaratıcılıktır. Dolayısıyla bizler öğrencilerimize ve öğretmenlerimize teknolojik alt yapıyı, eğitim içeriklerini sağlayacağız. Çocuklarımızın ve öğretmenlerimizin bu zeminde bu teknoloji ile neler yapabileceklerini ise zaman gösterecek.”
Projenin uzun vadedeki sonuçlarına değinen Bakan Dinçer, Türkiye’de internet ağ altyapısı gelişmiş ülkelerin bant genişliğinin ve internet hızının yakalanacağını ifade etti. Okulların tamamına geniş bant internetin ulaşmasıyla Türkiye’de elektronik seçim ve sayımın altyapısının oluşacağını belirten Bakan Dinçer, ”Okullara alınacak tüm donanım malzemelerinin Türkiye’de üretim ve montajının yapılması istihdamın yanı sıra bilişim sektörünün gelişmesine katkı sağlayacak. Elektronik ortamda eğitim içeriklerinin ve üretici firmaların bu süreçte e-içerik kalitesi ve miktarında artış yaşanacaktır” diye konuştu.
”Türkiye’nin bilgi toplumuna dönüşüm projesi”

Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Binali Yıldırım ise Fatih Projesi tanıtım toplantısında yaptığı konuşmada, projenin nihayet gerçekleşme aşamasına geldiğini belirtti. Fatih Projesi’nin sadece MEB’in eğitimde devrim sayılabilecek bir proje olmadığını, aynı zamanda, Türkiye’nin bilgi toplumuna dönüşüm projesi olarak gördüklerini ifade eden Bakan Yıldırım, bu proje sayesinde Türkiye’nin bilgi toplumu hedeflerinin, 2023 hedeflerinin de üzerine çıkacağını kaydetti. Bilişimde 2023 hedeflerini koyarken Fatih Projesinin Türkiye’ye ve Türk insanına fırsatları tam olarak öngöremediklerini belirten Yıldırım, ”Bu proje başlı başına hedeflerimizi yeni baştan gözden geçirmemizi gerektiriyor. Gerek iletişim otobanları, gerek yazılımla ilgili çalışmalarımızı, gerekse bilişimi, internetin toplumsal hayatımızda, ticari hayatımızda, yönetimde, üretimde kullanımıyla ilgili çok daha geniş kapsamlı bir hedefi, programı tekrar oluşturmak, inşa etmek ihtiyacı olduğunu görüyoruz” diye konuştu.
Fatih Projesinde tebeşirli tahtanın da, sonrasındaki kalemle yazılan tahtaların da durduğunu ve bunların yanına iki tarafla çalışan bilgisayarın konulduğunu ifade eden Bakan Yıldırım, ”Adına ister etkileşimli tahta deyin, ister akıllı tahta deyin, bu iki taraflı çalışan bir bilgisayar. Bilgisayardan bilgileri alıyorsunuz, kendinizde katkı sağlıyorsunuz. Öğrenciler, öğretmenler ister sınıfta, ister evde ister dışarıda bir sistem içinde işlem yapabiliyor” dedi.
”4 yıl devam edecek”
Projenin başından bu yana okullara tesis edilecek alt yapı ve akıllı tahtalarla diğer teçhizatların temini konusunda MEB ile birlikte çalıştıklarını anlatan Bakan Yıldırım, şunları kaydetti: ”Bu çok büyük bir proje, 4 yıl boyunca devam edecek. Yaklaşık değeri 8 milyar liraya kadar ulaşabilecek büyük, muazzam bir projedir. Bu projenin bileşenleri var. Altyapı, donanım bunun sadece bir tanesi. Ayrıca bunun 3-4 bileşeni daha var.
Hakikaten bu proje dünyada örnek bir projedir ve heyecanla bütün dünya bu projenin geleceğini izlemektedir. Bu proje, bütün ülkelerin gündeminde olan bilgi toplumuna dönüşüm hedeflerinin gerçekleştirmede gençlerin ne kadar önemli rol oynadığını bir kez daha ortaya koyacak ciddi bir adımdır. Cumhuriyetimizin kuruluşundan bugüne kadar okur-yazar oranını artırmak için cahilliğin belini kırmak için uğraştık, didindik durduk. Allah’a şükür yüzde 90'ların üzerinde alfabe okur-yazarlığına eriştik. Ancak bilgi toplumunda alfabe okur-yazarlığı yetmiyor. Bilgisayar okur yazarlığı önem kazanıyor. Bir baktık ki her şeyi hallettiğimizi zannetiğimizde bilgisayar okur-yazarlığı gibi önümüzde bir hedef oluştu. Tam bu sırada Fatih Projesi imdada yetişti. Ahir zaman, eskiden büyükler küçüklere öğretiyordu. Şimdi bilgi çağında, bilgi toplumunda da küçükler büyüklere öğretir hale geldi. Çünkü yavrularımız, gençlerimiz bilgisayarla doğdular. Onlar bilgi çağının nesilleri. Onlar öğreniyor, onlardan da bizler mecburen öğreniyoruz. Yoksa artık bu toplumdan kopma ihtimalimiz var. Eğer bu işi öğrenmezsek biz kapsam dışı kalacağız. Offline olarak yaşamak gibi bir durumla karşı karşıyayız. O bakımdan Fatih Projesine emeği geçen herkese teşekkür ediyoruz.”
Bakan Yıldırım, projenin sayılı günler içerisinde uygulamaya gireceğini bildirdi. Proje çok büyük olduğu için topyekün başlatmanın da belirli riskler içerdiğine dikkati çeken Yıldırım, bu nedenle bir deneme faslı yapılmasınını uygun bulunduğunu, ilk kısım tedarikin de buna göre yapıldığını ifade etti. Deneme kısmında sistemin kurulup çalıştırılacağını ve her yeni sistemde olduğu gibi eksiklerin tespit edileceğini anlatan Yıldırım, ”Buna göre süreç içerisinde olgunlaştırarak projeyi, en mükemmel hale getireceğiz. Bu proje, hem bilişim altyapımızın kapasitesini artıracak, hem yazılımla ilgili çok ciddi bir sıçrama yapacağız, hem de e-devlet ile ilgili uygulamaları çok hızlı yaygınlaştırmayı bu proje sayesinde başarmış olacağız. Dolayısıyla bu projeyle bir taşla 10 kuş vurma imkanı yakalamış oluyoruz” diye konuştu.
Basın toplantısında bakanlık yetkililerince akıllı tahta ve içeriği anlatıldı, tablet bilgisayar örnekleri salonda dağıtılarak içeriklerinin incelenmesi sağlandı.
Toplantının ardından konuya ilişkin gazetecilerin sorularını yanıtlayan Bakan Dinçer, ”Bilgisayarlarda wireless bağlantısı olacak mı?” sorusu üzerine Bakan Dinçer, ”Wirelessın her sınıfa ya da okullara radyoaktif olarak doğru olmayacağını söyledi bize uzmanlar. Kablo döşenemeyecek uzak yerlere veya yeteri kadar okulun olmadığı, okul sayısının az olduğu yerlere wireless uygulama yapabiliriz” diye konuştu.
”Çalışmalar, oylarımızı gidip okullarda elektronik olarak mı kullanacağız anlamına geliyor?” sorusuna karşılık Bakan Dinçer, ”O ayrı bir şey. Yüksek Seçim Kurulu karar verirse biz imkanlarımızı açarız. Artı teknolojik imkanımız olacak okullarda. Ben şunu yapacağım, merkezden bir bilgiyi aktarmak istiyorsak burada kameranın olduğu bir yerden tüm sınıflara, öğrencilere, öğretmenlere hitap edebileceğiz. Onlar da bize ulaşabilecekler” karşılığını verdi.

Dünyanın En Küçük Dijital Kamerası

Daha önce oldukça küçük boyutlardaki kompakt kameralarla tanışmış olsak da yukarıda gördüğünüz bu minik cihaz kuşkusuz dünyanın en ufak dijital fotoğraf makinesi. Üstelik minicik boyutlarına rağmen 2MP çözünürlükte, 1600×1200 piksel kalitesinde fotoğraf çekebiliyor ve AVI formatında saniyede 30 kare video kaydedebiliyor. USB yuvasıysa yakaladığınız kareleri bilgisayara yollamanıza ve bataryayı şarj etmenize izin veriyor. Bu şirin mi şirin fotoğraf makinesini nerede ve hangi amaçlara kullanacağınıza karar vermekse, tamamen sizin yaratıcılığınız kalıyor.
kynk:limango

fatih Projesi e-İçerik İle İlgili Olarak Ortak Çalışma

Fatih Projesi kapsamında Eğitsel e-İçeriğin Sağlanması ve Yönetilmesi” kapsamında Milli Eğitim Bakanlığını bir duyuru yayınladı. Duyuruyu aynen yayınlıyorum.
Sn. Başbakanımız tarafından kamuoyuna duyurulan Fırsatları Artırma ve Teknolojiyi İyileştirme Hareketi (FATİH) Projesi eğitim ve öğretim sürecinde Bilişim Teknolojilerinin etkin olarak kullanılmasını amaçlamaktadır. Bu bağlamda  Fatih projesinin bileşenlerinden biri olan “Eğitsel e-İçeriğin Sağlanması ve Yönetilmesi” kapsamında elektronik içeriklerle *(e-İçerikler) ilgili olarak yapılması düşünülen ortak çalışmaya katılmak isteyen tüm firmaların bakanlığımız ile irtibata geçmesi önemle rica olunur.
* e-İçerik Nedir; Öğretim programına uygun,
Ses, video, animasyon gibi çoklu ortam bileşenleri ile zenginleştirilmiş,
Çevrim içi ya da çevrim dışı kullanılabilen,
Öğrenenle etkileşimli ya da etkileşimsiz olarak iletişim kurabilen dersi destekleyici bilgisayar tabanlı içeriklerdir.
İletişim:
Sait Fatih ÖZEL
e-posta: sfozel@meb.gov.tr
Telefon: 296 94 00 /9429
Yenilik ve Eğitim Teknolojileri Genel Müdürlüğü
Eğitim Yayınları ve İçerik Yönetimi Grup Başkanlığı
İçerik Koordinatörü

35 Dolarlık Bilgisayar

Geçtiğimiz yıl haberini verdiğimiz 35$’lık bilgisayar projesi, sonunda üretime geçti. İngiltere merkezli Raspberry Pi vakfı tarafından geliştirilen ve çocuklara bilgisayar öğretmeyi amaçlayan proje, ilk partide 10000 adet bilgisayar üretmeyi planlıyor. Üzerinde 700 MHz hızında ARM11 işlemcisi ve 256 MB bellek bulunduran ilk Raspberry Pi modeli çıplak bir devre kartı olarak sunulacak. Linux işletim sistemi bilgisayarın görüntü çıkışı HDMI ya da kompozit video bağlantısıyla sağlanabiliyor ve görüntü için bir TV kullanılabiliyor. Klavye, fare gibi giriş araçlarıysa USB üzerinden bağlanıyor. Ars Technica’nın haberine göre 35$’lık bu üst düzey modeli daha sonra piyasaya sürülecek 25$’lık bir başka model izleyecek. Bu ikinci modelde bellek miktarının yarıya indirileceği ve ethernet bağlantısı gibi bazı özelliklerin yer almayacağı belirtiliyor.

kynk:darkhardware.com

Türkiye’nin İlk 3D Kanalı

Şimdiye kadar 3D televizyonunuzun tadını sadece  özel yayınlar ve bu teknolojiye sahip filmler sayesinde çıkarabilmiştiniz. Neyse ki bu durum yavaş da olsa değişmeye başlıyor. Bunun son örneği de Samsung ve National Geographic işbirliğiyle duyurusu yapılan National Geographic 3D. Yalnız baştan söyleyelim, National Geographic HD kanalı sadece haftaiçi belli saatlerde üç boyutlu içerik sunacak, yani ayrı bir kanal söz konusu değil. Bununla birlikte 2 Kasım’da yayına başlayacak olan National Geographic 3D’de içerik bir hayli zengin. Bina yıkımlarını konu alan Büyük Yıkımlar, dünyanın doğal güzelliklerini önünüze getiren Yeryüzünün Mücevherleri, okyanus ve denizlerin gizemli sırlarını anlatan Okyanusun Derinliklerinde ve Denizler Altında, farklı kültürleri tanımak isteyenler için Çin, hayvanat bahçelerinin gözdesi Kuyruksürenler ile gök bilimcilerin, mühendislerin ve fizikçilerin yaşadıkları bilim merkezlerine konuk olabileceğiniz Göz, bu içeriğin öne çıkanlarından birkaçı. Hafta içi her gün 22:40 – 23:30 saatleri arasında, pazarları ise 19:45 – 20:35 saatleri arasında yayında olacak olanNational Geographic 3D, National Geographic HD kanalı üzerinden izlenebilecek.

Sony’den İşitme Engelliler İçin Altyazılı Gözlük

Son çıkan filmleri sinemada izlemek isteyen işitme engelli seyirciler için seçenekler ne yazık ki çok az. Özellikle İngiltere ve Avrupa’da filmler ancak sınırlı sayıda sinema salonunda, üstelik de saçma sapan saatlerde altyazılı olarak gösterime giriyor. Türkiye’de yabancı filmler altyazılı olarak seyredilebilse de yerli filmler söz konusu olduğunda burada da aynı durum geçerli. İşte bu durumun farkına varan Sony, işitme engellilerin uğradığı bu haksızlığa çözüm olabilecek bir formül geliştirmek için kolları sıvamış. Markanın gelecek yıl çıkması beklenen gözlükleri, altyazıları tıpkı gerçek ekran üzerindeymiş gibi gösterebilecek bir teknolojiye sahip olacakmış. Böylece kulakları az işiten ya da hiç işitmeyen insanlar da diğerleriyle aynı koşullarda film izleme ayrıcalığına kavuşabilecekmiş. Sony’i bu duyarlı yaklaşımından dolayı kutluyor, benzeri girişimleri diğer markalardan da bekliyoruz.

Deprem Bölgesinde Nakil Ücreti Yok

Geçen senin ekim ayında Van merkezli depremde Türk Telekom tarafından abonelere ücretsiz nakil hizmeti verileceği duyurulmuştu. Bütün tarife ve düzenlemelerde olduğu gibi bunun da sektör üzerinde önemli yetkileri bulunan Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) tarafından onaylanması gerekiyordu.

İşte o onay sonunda geldi ve başta Van olmak üzere Ağrı, Bitlis, Siirt ve Hakkari illerindeki internet nakillerinden ücret alınmaması kararı resmileşti. Buna göre 23 Kasım 2011 ve 1 Şubat 2012 tarihleri arasındaki bütün nakiller ücretsiz olarak yapılabilecek.
Kararla birlikte depremden zarar gören bölgede ihtiyaç sahiplerine bir nebze olsun kolaylık sağlanmış oluyor.
BTK'nın resmi açıklaması:
Türk Telekomünikasyon AŞ (Türk Telekom) tarafından 22.11.2011 tarihli ve 2649 sayılı ve 03.01.2012 tarihli ve 18 sayılı yazılar ile Kurumumuz onayına sunulan; merkez üssü Van ili olan deprem sonrasında deprem bölgesindeki kurumsal abonelerin depremin zarar verdiği lokasyonlardaki devreleri için nakil taleplerinin bulunduğundan bahisle Van, Ağrı, Bitlis, Siirt ve Hakkâri illerindeki Yurtiçi Sayısal ve Analog Kiralık Devre, Noktadan Noktaya Metro Ethernet, Noktadan Noktaya ATM, Noktadan Noktaya G.SHDSL, Metro Ethernet İnternet, ATM İnternet ve Frame Relay İnternet hizmetlerine ilişkin nakil taleplerinin 23.10.2011’den itibaren uygulanmak üzere 01.02.2012 tarihine kadar ücretsiz olarak karşılanmasına yönelik teklifin;
İhtiyaç sahibi kesimlere mahsus, kapsamı açık ve sınırları belirlenmiş bir uygulama olması,Kullanıcıların özel durumlarının dikkate alınması,Tüketici menfaatinin gözetilmesi.Kampanyanın hem perakende hem de toptan seviyede sunulması,
hususları göz önünde bulundurularak, kampanya teklifi kapsamında yer alan perakende uygulama Tarife Yönetmeliği’nin 8’inci maddesi kapsamında değerlendirilmek üzere, 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu’nun 4, 6, 13, 14 ve 20’nci maddeleri, Kurumumuz ile Türk Telekom arasında imzalanmış olan İmtiyaz Sözleşmesinin 6 ve 9’uncu maddeleri, Erişim ve Arabağlantı Yönetmeliği’nin 5 ve 12’nci maddeleri ve ilgili diğer mevzuat kapsamında onaylanması hususlarına karar verilmiştir.
BTK'nın resmi açıklamasını görmek için buraya tıklayın.
:: Uygulamayı nasıl değerlendiriyorsunuz?
Yazan: Özgür Çetin
SDN - ShiftDelete.Net